26 Aralık 2012 Çarşamba

Dudaklara Dikkat !!!!


Havalar soğudu artık. En az ellerimiz kadar dudaklarımızda kuruyor. Ve yapılmaması gereken şeyi hepimiz yapıp; dudaklarımız kurudukça dilimizle ıslatarak aslında daha da fazla kurumasına sebep oluyoruz. Bu nedenle ben özellikle bu soğuk havalarda dudak nemlendiricilerimi asla yanımdan eksik etmiyorum. O kadar çok lipbalm denedim ki, en memnun kaldıklarımı paylaşmak istedim sizlerle.
                                     
Avene Cold Cream : Kesinlikle çok etkili. Eczaneden almıştım ve anında etkisini göstermeye başlıyor.

OHT Peptide3 : Dudak kuruluğundan ziyade duddakları dolgunlaştırmaya yarıyor. :) Bunu genelde geceleri yatmadan önce sürüyorum. Biraz yakıyor fakat bence işe yarıyaor!!!

Khiel's LIP BALM : Çok memnumun. Hemen etkisini gösteren bir krem. Anında yumuşatıveriyor dudaklarınızı. Dudak parlatıcısı yerine bile kullanabilirsiniz. Dudaklarınızı nemlendirirken parıl parıl yapıyor çünkü.Tadi da harika:)

BURT'S BEES : Ben ballı olanını almıştım. Tadı ve kokusu harika. Dudaklarıma da çok iyi geliyor. Fazla parlatmadığında rujunuzu sürmeden önce bile kullanabilirsiniz.

Veeee Hello Kitty Lip Balm : Pınar Ablamın hediyesi olan bu lip balm üzerindeki Hello Kitty resmi bile yetiyor bana. :) Kokusu karışık meyveli sakızların aynısı. Tadı da öyle. Bi sebebe gerek yok bunu almak için. Hello Kitty olması yeterli. :)

Ben asla makyaj çantamdan eksik etmiyorum dudak kremlerimi. Özellikle de kışın.... Siz de bu soğuklarda dudaklarınızı ihmal etmeyin olur mu?
                                     

24 Aralık 2012 Pazartesi

Pınar Ablam'dan Hello Kitty'li Yılbaşı Hediyelerim :)

                                     
Paketi alır almaz bir heyecanla açtım ve Hello Kitty'yi görür görmez kalp atışlarım değişti inanın. :) Pınar Ablam bana Hello Kitty makyaj malzemelerinden adeta set yapmış.Tek kelimeyle bayıldım, mest oldum. Ne kadar beğendiğimi anlatmaya kelimeler yetmez. Paketten Hello Kittyler çıktıkça yüz ifademi görmeliydiniz. Ağzım kulaklarımdaydı resmen. :)
                                                            
Veeeee son vuruşu da Betty Boop oje çıkıracıyla yapmaz mı.... Tamamdır dedim, ötesi olamaz. :)))
Açtım paketleri yaydım masamın üzerine. Bakıp bakıp gözümü doyuruyorum önce. :)                                     Pınar Ablacım seni seviyooooreeee. Çooook ama çok teşekkür ederim. Beni tam onikiden vurdun. :))
    
    
     
    

21 Aralık 2012 Cuma

Annemin Yöresel Lezzetler Sofrası

                              

                              
                                                                      Patatesli Hıngel
                              
                             
                                                             Annemin Meşhur Un Helvası
                             
                              
Annemin taaaa yazdan kalma okey borcu vardı bize ve Ece Annelmere. O borç tabi ki de ''PATATESLİ HINGEL''di. Çünkü annemin üstüne hıngel yapan tanımıyoruz. :)
Hıngeli bilmeyenleriniz varsa kısaca anlatayım. Aynı kayseri mantısı gibi hamur açılır fakat biraz daha iri kesilip içine soğan,salça ve baharatlarla kavrulmuş patates konur ve üçgen şeklinde kapatılır. Haşlandıktan sonra süzülür ve üzerine mis gibi tereyağ dökülerek afiyetle yenir. :)
Ana yemek hıngel olunca  annem de menüyü yöresel lezzetlerimizden devam ettirmişti.

Menüde:
*Mercimek Çorbası
*Patatesli Hıngel
*Pancar Turşusu(Pezik Turşusu ) ve Karışık Turşu
*Un Helvası
*Vişne Hoşafı
*Brokoli Salatası (Benim Tarifimden:) )
vardı.

Bu arada ''UN HELVASI'' denildimi eğer annemin yaptığı helvayı yemiş biri varsa asla başka helvayı ağzına sürmez. Bu kadar iddialı söyleyebilirm bunu. Annemle özdeşleşmiştir ''un helvası''.

Anneciğimin ellerine sağlık. Yine döktürmüştü. Bize de karnımız şişene dek yemek düştü. :)

Anlayacağınız bu sıralar ziyafet davetlerinde gezmekteyim. Mutfağım,ocağım ,fırınım da biraz dinlenmekte. Malum bazen canlarını çıkarana dek kullanıyorum. Arada tembellik de lazım dimi ama? :)

                           
                                                          Pezik yani Pancar Turşusu
                            
                                                             
                                                                  Brokoli Salatası
                           
                           

19 Aralık 2012 Çarşamba

Prensesin Masası-3

Bu kez bir çay daveti masası ile karşınızdayım. :) 
                            
Dün akşam tatlı mı tatlı bir konuğum vardı. Abartmıyorum neredeyse 4 aydır bir türlü denk getiremediğimiz daveti gerçekleştirdik. Gerçi kadromuz eksikti. Başak'cım katılamadı ama bidahaki sefere artık.

İşten çıkar çıkmaz en hızlısından bir çay masası hazırladım hemen.

Menüde:
*Peynirli Üç Yufka Böreği
*Zeytinyağlı Barbunya
*Sarımsaklı Yoğurtlu Mırik Köfte
*Brokoli Salatası (Müthiş bir tarif,en kısa zamanda bloguma ekleyeceğim)
*Kremalı Havuçlu Kek vardı. (Yine en özel tariflerimden biridir bu kek. Ve yakın zamanda bloga eklenecek :) )
                                
                                
Kısmetliymiş Ayşegül Abla. Çünkü menüdekilerin birkaçı hali hazırda dolabımda misafirimi bekliyormuş meğer :)
Çok keyifli bir akşamdı. Kız kıza sohbetin dibine vurduk.
Arada lazım böyle şeyler. :)

*Not: Fotoğraflar biraz aceleye geldi fakat yine de paylaşmak istedim. :)
                              
                               
                              

17 Aralık 2012 Pazartesi

Pratik Supangle

                             
                            
Sadece 5 malzeme ile hazırlayabileceğiniz nefis bir tatlı tarifim var bugün sizlere. Home TV'deki programlara benzedi giriş cümlem sanki. :)

Hafta içi tatlı olarak hep en pratik tarifleri seçiyorum mecburen. Aksi halde vakit kalmıyor tatlıya. Bu tarife biz bayıldık. Tek başına supangle yapınca biraz içini bayıyor insanın. Fakat bunun altında keki var. İşte o çok hafifletiyor tadını.  Portakal kabuğunu da supangleye ekleyince lezzetine lezzet kattı.
Malzemeler:
*1 paket Dr. Oetker Supangle
*2,5 su bardağı süt (500 ml.)
*1 paket Dankek Mozaik Kek
*1 adet portakal kabuğunun rendesi
*Üzerini süslemek için hindistancevizi

Yapılışı:
*Öncelikle supanglemizi süt ile devamlı karıştırarak kıvamını alana dek pişirelim.
*Supangleyi ocaktan almadan 4-5 dakika önce portakal kabuğu rendesini ilave edelim.
*Kekimizi birer parmak kalınlığında dilimleyip borcama dizelim.
*Üzerine supanglemizi yayalım ve dışarıda soğumaya bırakalım.
*Hindistan cevizi ile süsleyip buzdolabına kaldıralım.
*Soğuduktan sonra servis edelim.

Ben borcamda yaptım. Fakat siz isterseniz kuplarda da yapabilirsiniz. Sunumu daha şık olur aslında ama dedim ya adı üstünde 'pratik' olduğundan ben borcamı tercih ettim. :)
Afiyet olsun....
                              
                               
                             

11 Aralık 2012 Salı

Ece Annemin Şık Masası

                                
Dün Ece Annem telefonda ''akşam yemeğe gelin'' diyince hemen bayıla bayıla ''tabiki geliriz'' dedim. :) Çünkü onun masaları her zaman ziyafet tadında olmuştur.
Bu defa aralık ayına yakışır kırmızı bir konsept vardı. Masa inanılmaz zevkliydi.
Görselliği blogumda paylaşabiliyorum evet ama lezzetleri paylaşamadığım için inanın çok şey kaçırıyorsunuz maalesef. :)
Masayı görünce o kadar sabırsızlandık ki acele acele birkaç fotoğraf çekip yemeklerin lezzetine daldık. O nedenle yediğimiz herşeyi fotoğraflayamadım ne yazık ki.

Menüde:
*Domatesli tarhana çorbası
*Kadınbudu köfte (bayılırımmmm)
*Zeytinyağlı pırasa
*Zeytinyağlı kereviz
*Ispanaklı ve peynirli börek
*Yeşil salata
*Kıymalı taze fasülye
*Pilav
*Mantarlı tavuk
*Vişne kompostosu
*Sütlaç vardı.

Bunca şeyin hepsinden yemiş olamazsın diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz!!!! Çünkü kereviz dışında (kereviz sevmem pek) heeepsinden yedim. :) Muhteşemdi herşey.
Ece Annemin ellerine sağlık.
Bir ziyafetin daha sonuna geldik efendim. Herkese sevgiler.... :)

                                
                                
                                 
                                 
                                
                                                             

10 Aralık 2012 Pazartesi

Kızlarımla Tanıştınız mı?

                              
Görür görmez "bunlar benim olmalı" dedim ve kaptığım gibi eve getirdim kızları.
Kızlar evlerini ben de kızlarımı çok sevdim.
Nasıl tatlılar ama değil mi? Evet dediğinizi duyar gibiyim.
Pek havalı, pek kokoşlar. Yetmezmiş gibi bir de pembiş pembişler. Daha ne olsun ki. :)
                               

5 Aralık 2012 Çarşamba

Pizza (Çok Özel Bir Tarif !!!)

                             
Geçenlerde iş çıkışı pratik olur diye fırından ekmek hamuru aldırıp pizza yapmıştım. Malzemelerini de bol bol özene bezene hazırladım. İlk pizza deneyimim olacaktı. Can'a menüde pizza var müjdesini verdim ve attım tepsiyi fırına. Fakat gelin görün ki o kadar kötü olmuş o kadar kötü olmuştu ki anlatamam. Hamuru sert, üzeri kuru.... Keyfim kaçtı ve birer dilim yedkten sonra bahçedeki köpeklere ayırdığım artık yemeklerin arasına yollayıverdim hemen.

Daha da pizza yapmam diye düşünürken  bir pizza çılgını olan Can ısrarla birdahakine daha iyisini yapacağım konusunda ısrar edince ; bu kez Ece Anne'min tarifiyle yapmaya karar verdim. Onun pizza tarifi meşhurdur.
Aldım defteri önüme ve tarife birebir sadık kalarak yaptım bu kez. Hamurunu da kendim yoğurdum. Üstelik fırından hamur alıp yapmaktan daha kolay geldi bana. Çünkü fırın hamurunu da sıvıyağ ile tekrar yoğuruyorsunuz zaten.

Bu tarifi Ece Anne'lerin yazlıkta yemek kursuna giden bir komşusu vermiş.Profesyonel bir tarif anlıycağnız. :)
                                      
Veeeeee bingoooo....
Ben bile inanamadım ortaya çıkan şaheseri benim yaptığıma. :) İnanın hayatımda yediğim en ama en güzel ev pizzasıydı. Can'dan aldığım iltifatları saymıyorum bile. :) Daha sonra da Başaklara yaptım ikinci kez. Ve koca tepsiyi hep berarber silip süpürdük. :)

Tek tavsiyem siz de tarife birebir sadık kalın lütfen. Yine lafa daldım dimi, hemen tarife geçiyorum :)

Malzemeler:
*1 su bardağı ılık su
*1/2 paket yaş maya
*1/2 çorba kaşığı toz şeker
*1/2 su bardağı sıvı yağ
*Tuz (1 çay kaşığı kadar)
*Un (Yumuşak kıvamlı,ele yapışmayan bir hamur olacak)

Sosu İçin:
*1çorba kaşığı ketçap
*1,5 - 2 çorba kaşığı salça
*Pul biber, kekik, fesleğen (eğer varsa)
*1 çay bardağı kadar su

Üzeri İçin:
*Rendelenmiş kaşar
*Sucuk
*Salam
*Sosis
*Siyah zeytin
*Domates
*Biber
*Ve her ne seviyorsanız onu ekleyebilirsiniz. (Mısır, mantar vs...)

Yapılışı:
*Hamuru hazırlamakla başlayalım. Hamur yoğuracağınız kaba ılık su, şeker ve yaş mayayı koyun ve biraz karıştırın. Unu ve tuzu da ilave edip yumuşak kıvamlı bir hamur elde edin. Nemli bir bez ile örtüp 15-20 dakika mayalanmaya bırakın. (Ortamın ısısına göre mayalanma süresi değişecektir.)
*Hamur mayalanırken biz sosumuzu ve diğre malzemelerimizi hazırlayalım.
*Fırın tepsisinin her tarafını güzelce yağlayıp hamuru yayalım.
*Üzerine sosumuzu ilave edelim.
*Sosun üzerine kaşar peynirini serpiştirelim.
*Diğer bütün malzemeleri de güzelce yerleştirelim.
*İnce ince dilimlediğimiz domatesi ve uzun ince doğradığımız biberleri de ilave edelim.
*2OO derece önceden ısıtılmış fırında altı pişene kadar pişirelim.

Artık haftada bir kez yapılacakmış bu pizzadan. Emir büyük yerden geldi. :)

Not: Bu ölçülerle tam bir fırın tepsisi kadar pizza çıkıyor. Kalabalık bir aileyseniz ölçüyü iki katına çıkararak da yapabilirsiniz ki orjinali öyleydi. Fakat ben yarım ölçü tercih ettim. Malum iki kişiyiz. :)

Afiyet Olsun....
                               





4 Aralık 2012 Salı

Prensesin Masası-2

                               
                               
                                  
Dün akşam yemeğine Başak'cığım Alper Abimi davet ettim. Gelen istekler üzerine menü de pizza ve patates kızartması vardı.
Malum yeni yıl arefesindeyiz. O halde aksesuarlarda ona uygun olmalı değil mi? Ben de öyle düşündüm ve Başakla beraber yeni cicilerimle donatık masayı.
Yani anlayacağınız prenses mutfağında yeni yıl kutlamaları başladı. :)
Yeni yıl notlarımızı Başak ve Alper Abi yazdı. Henüz doğmamış prensesimizin tekmeleri de gecemize renk kattı. :) Çok güzel bir akşamdı. Acilen tekrarlanmalı!!!!
Bu arada pizza demişken ; merakla beklenen pizza tarifimi de en geç iki gün içerisinde yayınlayacağım. Söz veriyorum. :)
                                 
                                 
                                

1 Aralık 2012 Cumartesi

Bi Kahve?

Ben güne güzel bir kahveyle başladım. Ya siz?
Hepinize mutlu bir haftasonu dilerim.
Sevgiler....

Published with Blogger-droid v2.0.9

28 Kasım 2012 Çarşamba

Ayşegül Abla'dan Nefis Aşûre Tarifi

                              
                               
Bayılırım aşureye. Fakat bugüne kadar hiç yapmayı denemedim. Çünkü hep yapan birileri oldu ve beni de mahrum bırakmadılar sağolsunlar. :) Bu sene kimse aşure yapmadı diye üzülürken müjdeli haber Ayşegül abladan geldi. Tek kelimeyle harikaydı. Narları bile soyup buzdolabı poşetine koymuş. Daha ne olabilir ki.... Ben de aşurenin lezzetine yaraşır bir sunum hazırlayıverdim hemen. Fotoğraflar benden tarif Ayşegül ablanın kendi kaleminden. Metnin devamını kendisi yazdı.
Buyrun.... :)
************************************************************************************ 
Muharrem ayı gelince herkesi bir aşûre telaşı alır gider. Acaba yiyebilecek miyim, acaba yapan olur mu, komşular getirir mi falan. Eşim ve ben ailelerimizden uzakta yaşadığımız için ve çok da fazla komşumuz olmadığı için o çok sevdiğimiz geleneksel lezzeti bir şekilde yaşamalı ve yaşatmalıydık. Üç sene önce çok sevdiğim bir ablamda tattığım aşurenin tarifini mutlaka öğrenmeliydim. Yoğun ısrarlarım üzerine, ondan o kimseye vermediği aşure tarifini öğrendim, her muharrem ayında yaptım, elimden geldiğince tanıdıklarıma ve sevdiklerime tattırdım ve herkes tarafından gerçekten çok sevildi.
Ezgicim de aşûremi tadarak, bana aşûre tarifimi bloguna koymak istediğini söyleyince çok heyecanlandım. Çok sevdiğim bir şarkıcıyı dinlemeye gitmişim de mikrofonu bana uzatmış ve şarkı söyleyecekmişim gibi hissettim. Ve elbette çok gurur duydum.
Çok uzatmadan tarife geçeyim. Netice itibariyle blog benim blogum değilJ
Aşûre yapmak değil de, aşûrenin ayarını tutturmak zordur. Yüzlerce çeşit aşûre yemişizdir. Kimisi çok cıvık olur, kimisi çok şekerli, kimisi içine alakalı alakasız her türlü malzemeyi katar. Velhasıl kelam ben lezzeti test edilmiş ve onaylanmış aşağıdaki tarifi şiddetle herkese tavsiye ediyorum.
Şimdiden afiyet olsun.
Aşûre Tarifi

Malzemeler
750gr aşûrelik buğday
2 su bardağı nohut
2 su bardağı kuru fasülye
1 çay bardağı pirinç
200gr kuru incir
200gr kuru kayısı
200gr üzüm kurusu
5 su bardağı şeker
1 adet portakal
15 adet karanfil
1 adet kabuk tarçın
1 çay bardağı süt
2 adet elma

Yapılışı
Kuru fasülye ve nohut düdüklü tencerede 30 dakika haşlanır ve dinlenmeye bırakılır.
Aşûrelik buğday 20 dakika haşlanır ve dinlenmeye bırakılır.
1 çay bardağı pirincin içine 4 çay bardağı su konularak kısık ateşte nişasta olana kadar sürekli karıştırarak pişirilir.
Küp şeklinde doğranmış olan kuru incir, kuru kayısı ve üzüm kaynar suyun içine dökülerek 2 dakika kaynatılıp altı kapatılır ve dinlenmeye bırakılır.
Aşûrelik buğdayın dinlendikten sonra yapıştığını göreceksiniz. Bu şekilde içine biraz soğuk su konulur ve açılana kadar yoğurulur. Üstünü geçecek kadar sıcak su, nohut ve kuru fasülye eklenir ve kaynaması beklenir.
Ardından sırasıyla ve yavaş yavaş;
Kayısı, incir ve üzüm
1 tam portakal kabuğu rendesi
Yarım su bardağı portakal suyu
Süt
Karanfil
Kabuk tarçın
Şeker
Küp küp doğranmış elma
Eklenir ve dibi tutmasın diye sürekli karıştırılır. Elmadan sonra üç dakika daha kaynatılarak altı kapatılır ve soğuması beklenir. Üzerinin kabuk bağlamaması için arada bir tencerenin kapağı açılarak karıştırılır. Ilıyana kadar bu işlem devam ettirilir. Tencerenin kapağı kapalı bir şekilde soğuk bir ortamda bir gece bekletilir.
Püf Noktaları
i)                     Tencereniz çok büyük bir tencere olmalı. Aksi takdirde bu ölçüleri tencerenize sığdıramazsınız. Bu konu çok önemli.
ii)                   Aşûre ılıyınca kabuk tarçın içinden çıkartılır; aksi takdirde acı bir tat bırakabilir. Seçmekte güçlük çekmezseniz karanfilleri de içinden çıkartabilirsiniz. Ben karanfilleri içindeyken daha çok seviyorum.
iii)                  Pişirme işlemi sırasında göz kararınca sık sık sıcak su eklemeniz gerekecek. Ayrıca pişirme işlemi bitince aşûreniz eğer akıcı bir kıvamda ise telaşlanmayın. Ertesi sabah malzemelerin şişerek aşûrenizin koyu bir kıvama geldiğini göreceksiniz. Şeker miktarını ise; ertesi sabah tadına baktığınızda damak lezzetinize göre sıcak bir su içinde eriterek eklemek suretiyle ayarlayabilirsiniz. Zira sıcakken tadına baktığınızda şekerliymiş gibi gelebiliyor. Eğer ertesi sabah kontrol ettiğinizde kıvamı çok koyu olduysa içine -maksimum 1 su bardağı olmak üzere- soğuk su ekleyerek dilediğiniz kıvama getirebilirsiniz.
Üzerini süsleme konusu da artık sizin zevkinize ve hayal gücünüze bırakıyorum.
Afiyet olsun....
                                  
                                  
Published with Blogger-droid v2.0.9