26 Ekim 2013 Cumartesi

Leyloş'umla DIY (Do It Yourself)

Öncelikle herkese musmutlu haftasonları diliyorum. Her Cumartesi olduğu gibi bu Cumartesi de benim temizlik günüm ve ben temizlik günlerine bayılıyorum :) 
Dün akşam ablamın yani Leyloş'umun İstanbul'dan aldığı renkli bantlar elimize geçince ; çok eğlenceli bir cuma akşamı ve yer yer saçma olan fotoğraftaki görüntüler çıktı ortaya :)

 


 



 


24 Ekim 2013 Perşembe

Benelux Turumuz ve Maceralarımız :)

Dokuz günlük kurban bayramı tatilini es geçeceğimi düşünmemişsinizdir değil mi? :)

Bu bayram Can'la birlikte Jolly turdan Benelux Turu satın aldık. Jolly Tur olarak özellikle belirtiyorum ki yaşadığımız rezillikleri anlattıktan sonra asla aynı hataya sizler düşmeyesiniz diye.....
Evet eğlendik ama bir o kadar da yorulduk ve tur sayesinde perişan olduk.

8 günlük turumuzda tam 5 farklı ülkeyi gezdik. :)
Öncelikle gezip gördüğümüz yerleri anlatarak başlayayım.

İstanbul'dan havalanıp direk Amsterdam'a konduk. :) Çok beğendiğimi söyleyemem. Bence bekar erkeklerin daha çok hoşuna gidebilecek bir şehir. :) Şansımıza hava o kadar kötüydü ki zaten. Ben böyle bir rüzgar ve yağmur görmemiştim hayatımda. Amsterdam'da kanal turu, Heineken Bira Müzesi, Red Light District, Dam Meydanı ve adını hatırlayamadığım daha pek çok yer gezdik.
Amsterdam'ın pek öyle kendine özgü bir yemeği yokmuş. Patates kızartmaları çok ünlü. Külahlarda satılıyor ve gerçekten harikaydı. Özellikle de çeşit çeşit soslarla nefis oluyor..... Ve Arjantin steakhouselar çok fazla. En ama en güzelini araştırıp bulduk ve bayıldık.....  CAU Steak House'u mutlaka deneyin derim.





Amsterdam'dan sonra Köln'e geçtik. Burada sadece 1,5 saat kalabildik maalesef. Burada Dom Katedrali'ni gördükten sonra zaten Katedral'in çevresinda bulunan çarşısını gezdik turumuzun saatine uymak için adeta koşarak. :) Köln'ün kolonyası meşhur. Gerçi bana biraz ağır geldi kokuları ama....

Köln'den Lüksemburg'a geçtik. Lüksemburg ; Almanya ve Fransa ile komşu olan başkenti ile aynı adı taşıyan küçük ve çok sevimli bir ülke. Refah düzeyi yüksek ve tertemiz bir ülke burası. Dükler Sarayı görülecek yerler arasında... Hani İstanbul'da bir ara sokaklarda süslü püslü inek figürleri vardı ya; Lüksemburgda'da her yer aynı sevimlilikte fillerle süslenmişti.

Veeeeeee nihayet aşıklar şehri Paris...... Eifel Kulesi, Zafer Takı, Concord Meydanı, Louvre Müzesi, Notre Dam Klisesi, Ressamlar Tepesi, ünlü Şanzelize caddesi (Champ Elysee),en ünlü markaların ve alışveriş merkezlerinin bulunduğu Madlen Bulvarı (Madeleine Bulvard), ve bu bulvardaki Galeries La Fayette alışveriş merkezi , Printemps alışveriş merkezi  ve tabi ki Paris'te ki son günümüzde de Disleyland............. Yazarken bile yoruldum :) Birde gezerken ki halimi siz düşünün artık.... Tüm bu yerleri uzuuuun uzun anlatabilirim aslında ama sizleri sıkmaktan korkuyorum. :)Herşey rüya gibiydi. Taaaa ki Şanzelize'deki o çoooook ünlü Laduree'da yemek yiyene dek. :) Yemeğimizin üzerine tam tatlılarımız yiyip hesabı ödüyorduk ki bir de ne görelim??? Merdivenlerde minik bir fare!!!!!!!!! Garsonlar omuz silkmekle yetinirken biz koşarak uzaklaştık resmen. :)













Paris'ten sonra 3 saatlik bir otobüs yolculuğunun ardından Belçika'daydık. Öncelikle Brugge'a  gittik. Burası çok küçük ve sevimli bir yer.Brugge'da Çikolata müzesi varmış fakat restore edildiğinden göremedik. Dantelleri çok meşhurdu tabi ki almadan dönmedim. :) Ardından Belçika'nın başkenti olan Brüksel....Muazzam bir şehir. Burası Avrupa Birliği'nin başkenti, şehir tarih ve medeniyet kokuyor adeta.... Grand Palace Meydanı bizi büyüledi desem yeridir.Çikolataları ile ünlü olan Belçika'da çikolata komasına girmemize ramak kala yurda dönüş yaptık neyseki. :)










Jolly Tur kısmına gelince.......
Paris'te kaldığımız otel şehre tam 1,5 saat uzaklıktaydı. Odalar esrar kokuyordu ve inanılmaz pisti. Otele ulaşabilmek için tam 4 farklı taşıma aracı değiştikten sonra yarım saat yürüdük o sırada gördüğümüz polislere sorduğumuzda ise ''Allah'a sığınıp yürüyün buralarda cinayetler çok oluyor'' cevabını aldık.....
Jolly Tur'u aradığımızda ise ''bize turu satan bayanın memleketine tatile gittiğini, dönünce görüşebileceğimizi, sıkıntımızla ilgilenecekleri'' söylediler. Geri dönüş yapmadıkları gibi dalga geçercesine ''şikayetiniz dinlendi keyifli bir tatil dileriz'' gibi saçma sapan bir mail atmakla yetindiler.
Belçika'da Ramada otelde kalacağımızı sandığımız halde yine şehrin çok dışında olan saçma sapan bir otelde kaldık.
Üstelik bu insanlar bize ''yakın otellerde kalmak ister misiniz'' diye sormuştu ve bizim ''evet'' cevabımızın üzerine sırf yakın otel olsun diye ekstra para ödemiştik......
Tur rehberimiz Paris'te bize ''Türk Lokantasında yemek organizasyonu'' yaptı ki şaka gibi.............
Brugge turuna katılmayı zorunlu kıldı. Eğer katılmazsak tur şirketinden aldığı talimat üzerine bizleri bir benzinlikte bırakacağını ve Brugge dönüşü geri alacağını söyledi.
Daha çok var hangi birini anlatayım.
Sizler aynı hataya düşmezsiniz umarım.

Çok sevgiler herkese......