31 Ekim 2012 Çarşamba

Tost Ekmeğinde Pizza

                                                             

Pek çok sitede tost ekmeğinde pizza tarifine rastlayınca, ayıptır söylemesi kendi tarifimin lezzetinin farkına vardım. Ve de çok sık yaptığım tarifimi yayınlamaya karar verdim. Çok ama çooook lezzetli bir tarif. Bir o kadar da kolay. Can'ın ve benim özellikle pazar günleri favorimizdir.  Tavsiye ederim. :)

Malzemeler:
*9 dilim tost ekmeği

Sosu İçin:
*2 tatlı kaşığı domates salçası
*1 tatlı kaşığı biber salçası
*1 diş ezilmiş sarımsak
*3 çorba kaşığı zeytinyağı
*5-6 çorba kaşığı su (göz kararı da ayarlayabilirsiniz.)
*Kekik, nane, pul biber ,tuz

Üzeri İçin:
*Sucuk
*Dilimlenmiş kaşar
Not: Can sadece sucuk ve kaşarlı sevdiği için ben bu malzemeleri kullanıyorum. Siz isterseniz sosis, salam, zeytin, mısır, domates, biber vs. de kullanabilirsiniz.

Yapılışı:
*Fırın tepsisine yağlı kağıt serip tost ekmeklerini dizelim.
*Sos için gerekli tüm malzemeleri karıştırıp herbir tost ekmeğine birer tatlı kaşığı olacak şekile bıçak yardımıyla sürelim.
*Sucukları dizip son olarak her birinin üzerine birer dilim kaşar peyniri yerleştirelim.
*Önceden ısıtılmış 170-180 derece fırında kaşarlar eriyip hafifçe kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyet olsun....
                                  
                                   

29 Ekim 2012 Pazartesi

Cumhuriyetimizin 89.Yılı Kutlu Olsun !

       

Bir Türk genci olmanın ,Ata'mın izinde yürümenin verdiği gururu böyle özel bir günde yaşamak....  Cumhuriyetimizin 89.yılı kutlu olsun. Birlik beraberlik ve barış içinde daha nice Cumhuriyet Bayramlarına....

                                            

I'M LOLİTA

                             
Sizleri yepyeni bir ürünle tanıştırmak istiyorum. Yaklaşık iki ay önce I'M LOLİTA markasının sahibi olan ve en az marka adı kadar şeker bir bayan olan Begüm Hanım denemem için bana iki adet ürün göndermişti. Bende kullandım ve sonuçları sizlerle paylaşmak istedim.

Öncelikle ''Lady's Joy skin lightening krem'' ile başlamak istiyorum. Kremin ne işe yaradığı isminde gizli.... Geceleri yüzünüzü yıkadıktan sonra ince bir tabak halinde bu kremi kullanıyorsunuz ve cildinizdeki sivilce lekelerine, bronzluktan veya lazerden kalmış lekelere nasıl etki ettiğine şaşıracaksınız.
                              

Sabah yüzünüzü yıkadıktan ise ''ROSE Q10 Revitalizing face cream'' ile yüzünüzü nemlendiriyorsunuz. Bu kremin mis gibi gül kokusu bile kendinizi iyi hissetmeye yetiyor.
                               

Ben kullandım ve çok memnun kaldım. Sırada çok merak ettiğim ''SPA ENERGY'' ürünleri var. İlk fırsatımda onlardan alıp denemek istiyorum. Sizlerde tüm bu ürünlerden almak isterseniz www.imlolita.com adresinden alışverişinizi güvenle yapabilirsiniz.Tüm lolitalara tavsiyemdir. :)


Supangleli Kup

                               

                               

Öncelikle hepinizin Kurban Bayramı'nı tekrar kutluyorum. Bayramın ikinci gününe bir tatlı tarifi yakışır diye düşündüm. Umarım sizler de beğenirsiniz.
Kuplarda sunulan tatlılar hep daha şık ve istah açıcı gelir bana. İnternette gezinirken bu tarif çarptı gözüme ve hemen denemek istedim.Ve pratik bir lezzet olarak blogumda yerini aldı.

Malzemeler:
12 adet eti cici bebe bisküvisi
8 yemek kaşığı süt
1 poşet Dr. Oetker Supangle
500 ml (2,5 su bardağı) süt
25 g margarin
1 poşet Dr. Oetker Orman Meyveli Krem Şanti
1 su bardağı soğuk süt
7-8 tatlı kaşığı fındık kırığı
Rulokat

Hazırlanışı:
4 adet kaseye üçer adet bebe bisküvisi koyup, ikişer yemek kaşığı süt ile ıslatın. 1 poşet supangle’yi 2,5 su bardağı süt ile karıştırarak pişirin. Kaynamaya başladığında margarini ilave edin. Ocağı kısın ve 2-3 dakika daha pişirmeye devam edin. Ocaktan alıp 5-10 dakika soğutun ve yarısını bisküvilerin üzerlerine paylaştırın. Üzerlerine birer tatlı kaşığı fındık kırığı serpin.

1 su bardağı soğuk süt ile krem şantiyi çırpın. Kaselerdeki supanglelerin üzerine paylaştırın. Kalan supangleyi mikser ile 2-3 dakika çırpın ve krem şantilerin üzerine yayın. Buzdolabında soğutup fındık kırığı ve rulokat ile süsleyerek servis yapın.

Not: Eti cici bebe bisküvisi yerine evde olan keki veya farklı bir bisküviyi de kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun....
                               

                               

23 Ekim 2012 Salı

Unutulmuş Bir Gelenek Daha; Bayram Kartları...

                               

Dün adıma Ptt'den bir zarf geldi. Beklediğim birşey olmadığından şaşırdım önce. Açtığım zaman o kadar duygulandım ki. Canım bitanecik ablam, bana ve Başak'a bayram kartı göndermiş.
Sanki bana dünyaları verdi. Çok çook mutlu oldum.

En son ben 9 yaşındayken yılbaşı kartları göndermiştik ablam, başak ve ben.... O günlere gittim yeniden....
Şimdilerde bırakın telefonla aramayı, altına adımızı soyadımızı ekleyip telefon rehberimizdeki herkese toplu mesaj atmak oldu bayram kutlamalarımız.

Ablama tekrar tekrar teşekkür ederim bu inceliği ve beni 9 yaşıma tekrar gönderdiği için. Lütfen sizler de toplu mesaj yerine ziyaret ederek veya en azından arayarak kutlayın bu bayram sevdiklerinizi....

Hepimizin Kurban Bayram'ı şimdiden kutlu olsun....

                                 

22 Ekim 2012 Pazartesi

Bayram Mendilleri

                                   

                                   

                                   

En son ne zaman hazırladınız "bayram mendili" hatırlıyor musunuz? Veya size en son ne zaman böyle bir armağan verildi. Belki bazılarınızın çocukluğunda böyle bir anısı vardır. Belki de bazılarınız hiç yaşamamıştır bu nostaljiyi bugüne dek, tıpkı benim gibi....

Bugün benim canım ablam, Leyloş'um hazırladığı "bayram mendillerinin" fotoğraflarını gönderdi bana. Altına da şöyle bir not düşmüş; "Ben bayrama hazırım. Daha sarmalar, börekler, kavurmalar tatlılar var."

O kadar hoşuma gitti ki anlatamam. Hemen sizlerle paylaşmak istedim. Ablama giden çocuklar eski bayramlarda kalan ve tamamen unutulmuş bu geleneği  yaşayacaklar. Bence çok şanslılar....

Mendillerin içerisinde neler olduğuna gelince; çorap, magnetler, şekerlemeler ve para var. Sizce de tam bir nostalji değil mi?

Bu arada mendilleri hazırlayan benim bitanecik ablam artık twitterda. Takibe almak isteyenler için; ısrarlarıma dayanamayarak açtığı twitter adresini veriyorum: @muhendisanne :)) Canım ablam seni yerimmmm. :)

                                 

                                 

   

15 Ekim 2012 Pazartesi

Pratik Gözleme

                                   
                                 
Sıcacık, göz göz pişmiş, tereyağlı gözleme ve yanında da mis gibi demlenmiş bir çay, domates, maydanoz ve köy biberi....
Her kahvaltı menümüzde gözleme olsa veya benden hergün gözleme isteseler hayır demezdim sanırım. Yapılışı bu kadar kolay olup lezzeti böylesine sonsuz olan başka birşey daha var mıdır acaba. Hatta bu ramazan hayatında ilk kez sahur hazırlayan biri olarak benim kutarıcım olmuştur kendileri. Benim gibi hamur acmayı pek beceremeyen ama gözleme diyince akan sular duran biriyseniz mutlaka tarifi deneyin derim.

****Not : Ben gözlemeleri musait olduğum zamanlarda hazırlıyorum ve gözlemelerle aynı büyüklükteki bir tabağın zeminine yağlı kağıt koyup üzerine ilk gözlemeyi yerleştiriyorum. Geri kalan gözlemeleri de birbirine yapışmamaları icin  herbirinin arasına yağlı kağıt koyarak tabağa üst üste koyuyorum ve seralayıp ile neredeyse bir hafta kadar buzdolabında saklayabiliyorum. Çok pratik oluyor. Kesinlikle tavsiye ederim.

Malzemeler
1 paket (6 adet) yufka

Tereyağ

İç Harcı İçin
Beyaz peynir (biraz kaşar,küp peyniri veya başka peynirlerden de ekleyebilirsiniz.Ben hep karıştırarak yapıyorum.)
Maydanoz

Yapılışı

~ Yufkayı tezgaha serdiğimizde ortasındaki kare olan kısıma (zaten katlanarak paketlendiğinden ortası tam kare şeklinde oluyor) peynirli harcımızı yayıyoruz.
~Kenarlarını katlayarak tam bir kare şekli elde ediyoruz.

~Kızgın ve yağlanmamış olan teflon bir tavada iki yüzünü de pişiriyoruz.
~Pişen gözlemelerimizi tavadan alır almaz iki yüzünü de tereyağ ile yağlıyoruz. Ve bu geleneksel lezzetin tadını çıkarıyoruz. :)

Afiyet Olsun.
                               
                               

9 Ekim 2012 Salı

Abla Oyuncakları !!!

                                  

Bazen "abla oldun artık" diye takılırlar bana :) Olsun.... Abla da olsam içimdeki çocuk hala evcilik oynamaya bayılıyor. Şunların şirinliğine bakar mısınız?
Görür görmez pişireceğim kalpli pastaların, şirin cupcakelerin hayali sardı beni. :)

                                   
Her züccaciye mağazasında olduğu gibi yine en tatlı ve en pembe olanını buldum tabiki....
Ben bu seti alırken 5-6 yaşlarındaki ufacık bir kız çocuğu da "anne noooolur o ablanın aldığından sen de bana al" diye annesine ısrar ediyordu. :)
Bu arada bunlar oyuncak falan değil. Kocaman ablalar için... :)
                                   

8 Ekim 2012 Pazartesi

Vişneli Waffe Pasta (Serena Tatlısı)

                 
Münih'e gittiğimizde dünyalar tatlısı Serena'cığım bize bu pastadan yapmıştı. Hergün ayaklarımızın altı patlayana kadar gezip eve döndüğümüzde bitik halde oluyorduk ve herkes yorgunluktan bitap düşmüş olduğu için, tabağa koymaya bile mecalimiz kalmadığından borcamı önümüze alıp buzdolabının önünden bile ayrılmadan  her akşam bu pastayı çatalladık durduk. Şunu diyebilirim ki hayatımda yediğim en hafif ve en ama en lezzetli tatlılardan biridir bu tarif.
Tabiki hemen Serena'dan bana da tarifi yazmasını istedim. Ana malzeme waffe olunca "bunları aldığımız yere sizi de götürelim ve tüm malzemelerini alalım" dediler. Ve Münih'teki 'Metro'ya gittik. Biz waffelları oradan aldık fakat siz evde kendinizde yapabilirsiniz.
Herşey öylesine pratik ki oralarda. Tam benlik :) Üzerine döktüğü vişneli sos bile poşet sütler gibi paketlerde satılıyor. Onlardan alamadık maalesef taşımak sorun olur diye. Fakat inanın biberir aynisini yaptım vişne reçeliyle. :)
Ordan aldığımız bana farklı gelen şeylerden biri de Dr.Oetker'ın krema sertleştiricisi oldu. Ama burada bulamazsanız krem şantiyi biraz daha katı kıvamlı çırpmanızda işinizi görecektir.

Malzemeler
*2 paket waffle (yani 12 dikdortgen parca olacak)
*2 paket krem şanti
*2 paket labne peyniri
*2 paket vanilya
*2 paket krema sertleştirici
*1 su bardağı pudra şekeri
*2 su bardağından iki parmak eksik süt

Vişneli Sos İçin
*1 kücük kavanoz vişne reçeli
*1 tatlı kaşığı nişasta
*1 çay bardağından  iki parmak eksik soğuk su
~ Bir tavaya suyu koyup nişasta eriyene kadar karıştırıyoruz. Reçeli de ekleyip ocağın altını açıyoruz ve kaynatıyoruz. Kaynadıktan birkaç dakika sonra altını kapatıyoruz. (Kıvamı reçelden cok azıcık daha akışkan olacak) Ve soğumaya bırakıyoruz.

Yapılışı
~ Krem şantileri, vanilyayı ve varsa krema sertleştiriciyi sütle çırpıyoruz.
~Pudra şekerini ve labneleri de ekleyip tekrar çırpıyoruz.
~Hazır olan kremamızdan borcamın altına ince bir tabaka yayıyoruz.

~Sonra waffellarımız bir kat olacak şekilde sıralıyoruz ve üzerine bolca krema koyup yayıyoruz.
~İkinci kat waffleları da dizip kalan kremayı da yayıyoruz.

~Pastamızı, kremanın soğuyup biraz katilaşmasi icin dolaba kaldırıyoruz.
~Yaklaşık yarım saat kadar sonra soğumuş olan pastamızı yine soğumuş olan vişneli karışımımızla susleyip yeniden dolaba kaldırıyoruz. Ve iyice soğudugundan emin olduktan sonra dilimleyerek servis ediyoruz.

Notlar:
1) Almanya'daki "Metro"dan aldığımız waffelların aynısı Türkiye'deki "Metro"larda da var.
2)Pastamız iki kat waffledan yapılıyor. Borcamınızın büyüklüğne göre 2 yerine 1  paket waffela kullanıp tarifi kendinize gore uyarlayabilirsiniz.
3)Vişneli sosu asla sıcakken dökmeyin. Şantiyi eritecektir.
4)Bu kadar labne fazla mı diye düşünmeyin. Tadını veren de o zaten. Miktarlarla oynamayın. :)

Afiyet Olsun....
                            Metro'dan aldığım waffellar.
                           
                            Dr.Oetker Krema Sertleştirici
                                                                                              Veeeee Yemeye Doyamadığımız Pastamız :)
                           

Yufkada Beşamel Soslu Kebap

Cumartesi günü kağıt kebabı yapmaya karar verdim. Tam iç harcını hazırlamıştım ki Ece Annem aradı. Kagit kebabı yapacağımı söyleyince farklı bir fikir verdi bana. Kağıt yerine yufkada yap çok lezzetli görünüyordu televizyonda izledim dedi.Hemen tavsiyesini dinledim veeee sonuç MUHTEŞEM!!!!

Malzemeler
250gr minik minik kuşbaşı dogranmış et (ben kuşkuyruğu kullandım)
1 adet yemeklik doğranmış soğan
2 diş minik doğranmış sarımsak
2 adet küp küp doğranmış patates
2 adet küp küp doğranmış patlıcan
2 adet küp küp doğranmış yeşil biber
1,5 çay bardağı kadar haşlanmış bezelye
1 adet küp küp doğranmış domates
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tuz,karabiber,pul biber,kekik
Tereyağ
Kızartma için sıvıyağ

2 adet yufka

Beşamel sos için:
1 çorba kaşığı tereyağ
2 çorba kaşığı un
2,5 su bardağı süt
(kendiniz göz kararı da ayarlayabilirsiniz)
Bir tencereye yağ ile unu koyun..Unu yağda kavurun.Rengi dönmeye başlayınca devamlı karıştırarak yavaş yavaş süt ilave edin. Tuzunu ve karabiberini de ekleyip muhallebi kıvamında pişirin…(benim beşamel sosun biraz katı oldu.aslında üzerine koyduğunuzda yanlarından akması ve tamamen kaplaması gerekiyor.)

Üzeri için
Rendelenmiş kaşar peyniri

Yapılışı
Öncelikle etlerin suyu çekilene kadar kavuralım.
Sonra soğanı ve sarımsağı ekleyip pişirmeye devam edelim.
Domatesi ve salçayı da koyup kavuralım. 1,5 su bardağı su ekleyip pişirelim. Suyu azıcık kalana kadar çektirelim ki yufkaları ıslatmasın. Baharatlari da ekleyip tencereyi bir kenara alalim.
Kızgın yağda patatesleri, patlıcanlari ve biberleri kızartalim.
Bir tencerede 1,5 çay bardağı bezelyeyi haşlayalım.
Kızarttığımız sebzeleri ve bezelyeyi de etin üzerine ekleyip harmanlayalım ve soğumasını bekleyelim.

Daha sonra yufkaların arasına biraz sıvıyağ sürelim ve iki kat yufkayı üst üste koyup 4e bölelim.
Sonra ikişer kat olan 4te 1lik dilimleri kenarları taşacak şekilde kaseye koyalım.
Arasına 4-5 kaşık harcımızdan koyalım ve bohça şekline getirip yağlı kağıt serilmiş fırın tepsimize alalım. (kasenize göre daha da düzgün yapabilirsiniz aslında bohçaların şekillerini.)
Üzerine 2-3 kaşık beşamel sos sürüp önceden ısıtılmış 190 derece fırına sürelim.
Fırından çıkarmadan 5dakika önce üzerlerine rendelenmiş kaşar serpip eriyene kadar pişirmeye devam edelim.

Yanında ikram edebileceğiniz birşey öneremiyorum size. Çünkü başlı başına bir ziyafet oluyor. Çok lezzetli ve çok doyurucu. Ben yanında sadece buz gibi bir kola tercih ettim :)

Not: Benim harcımdan toplam 5 adet bohça çıktı. Ve iki kişi olduğumuz için üç tanesini pişirmeden dolaba kpydum. Hiç birşey olmuyor. Birkaç gün sonra pişirseniz de olur.

5 Ekim 2012 Cuma

Patlıcanlı Bulgur Pilavı

Geçenlerde yemeğe aldığım bir misafirimin diabeti vardı. E bir doktor olarak bile bile pirinç pilavı yapsam ne derece doğru olurdu siz hesap edin artik :) Bende bulgur pilavı  yapmaya karar verdim. Fakat ben bulgur pilavını sadece sebzeli olduğu zaman severim. Genellikle de mantarlı yapardım ama bu kez patlıcanla denedim ve çok güzel oldu. Ama maalesef fotoğraf çekmek yemekten sonra aklıma geldi. Bu seferlik böyle olsun da tarifi tekrarladığımda  fotoğraflayıp ekliyeyim olur mu? Söz.... :)

Malzemeler:
·1 adet yemeklik doğranmış soğan
·4-5 adet doğranmış sivri biber
·4 adet doğranmış domates (ben bol damatesli seviyorum.)
·1 adet alacalı soyulup minik küpler halinde doğranmış patlıcan
·1 diş ezilmiş sarımsak
·2-3 çorba kaşığı tereyağ
·1 çorba kaşığı domates salçası
·1 çorba kaşığı biber salçası
·2 su bardağı pilavlık bulgur
·Tuz
·Su (ben göz kararı koyuyorum)

Yapılışı
·Tereyağında soğanları kavurup sarımsak ve biberleri ekliyoruz.
·Daha sonra patlıcanları ilave edip kavurmaya devam ediyoruz.
·Domatesi ve salçaları da ekleyip pişiriyoruz.
·Yıkadığımız bulgurları da tencereye koyuyoruz ve kavuruyoruz.
·Tuzunu ve suyunu ilave edip pişmeye bırakıyoruz.

Afiyet Olsun

Published with Blogger-droid v2.0.9