13 Ağustos 2012 Pazartesi

Osmanlı Usulü Gerçek Pilavlı Tas Kebabı


                                              

Her ailede hatta her sülalede elinin lezzeti nam salmış birisi vardır ya hani. Bizim bütün aile arasında o kişi benim canım Annemdir işte. Ve Annem bana "akşama sana ne pişireyim" diye her sorduğunda cevabım hep aynı olur... "Pilavlı tas kebabı".

Kandilde bizi iftara davet ettiğinde yapmıştı annem bu yemeği ve masasını da tarifini de koymayı bir türlü denk getirememiştim. Kısmet bugüneymiş. :)

Adına bakıp çok meşakkatli diye düşünmeyin. Çünkü yapılışı son derece kolay ve zevkli.
Gerek görüntüsü gerek tadıyla muazzam bir ana yemek. Tam bir Osmanlı menüsü. Ve benim her zaman vazgeçilmezim olmuştur.Pilav pişerken ortasındaki tas kebabının bütün aroması ve suyunuda alıyor ve pilav etten, et de pilavdan müthiş oluyor.
Canım Anneciğimin bu çok özel tarifini sizlerle de paylaşıyorum.

Malzemeler
·1kg kuşbaşı doğranmış kuzu eti
·2 adet yemeklik doğranmış soğan
·4-5 adet acı sivri biber (ince ince doğranacak)
·3 adet domates (minik minik küpler halinde doğranacak)
·1 tatlı kaşığı domates salçası
·1 büyük diş doğranmış sarımsak
·Tuz, karabiber, pul biber
·Tereyağ
Pilavı İçin

·2 su bardağı pirinç
·2 su bardağı su
·1,5 çorba kaşığı tereyağ
·Tuz

Yapılışı
~Öncelikle tas kebabını yaparak başlıyoruz. Ve tereyağında eti biraz kavurup soğanı koyuyoruz ve kavurmaya devam ediyoruz.
~Soğanlar kavrulduktan sonra sivri biberleri ekleyip biraz çeviriyoruz ve sarımsağı da ilave ediyoruz.
~Biberler de kavrulduktan sonra domatesleri ve salçayı ekleyip biraz kavuruyoruz ve tuzunu baharatını ilave edip kısık ateşte tenceremizin kapağını kapatıp suyu çekilene kadar pişmeye bırakıyoruz.
~Pişen etimizi yuvarlak bir kaseye alıyoruz. Ağzına alüminyum folyo kapatıyoruz ve teflon bir tencerenin tam ortasına kaseyi ters çevirip kaseyle beraber yerleştiriyoruz yani folyolu kısım tecnerinin tabanına gelecek.
~Ve geçiyoruz pilavımızı yapmaya. Güzelce yıkadığımız pirinçlerimizin üzerine kaynamış su koyup 10-15 dk bekliyoruz ve süzüyoruz.
~Tereyağını eritip pirinçlerimizi iyice şeffaflaşana kadar kavuruyoruz.
~Son olarak kavrulmuş pirinçlerimizi teflon tencereye ters çevirmiş olduğumuz kasenin etrafına yayıyoruz. 2 su bardağı suyu ve tuzunu da pirinçlerin üzerine koyup aynı pilav yapar gibi pişiriyoruz.
~Pilavı demlendikten sonra servis ediyoruz.

Tavsiye ediyorum demek az kalır bu tarif için. Eğer şu anda bu yazımı okuyorsanız akşam için başka bir menü düşünmeyin bence.... :)
Afiyet Olsun....

Published with Blogger-droid v2.0.6



12 Ağustos 2012 Pazar

Tavuk Göğsü



Yine Ece annemin bir tarifi veriyorum size. Şu kadarını söyliyeyim böyle bir tavuk göğsü daha önce hiç yememiştim. Hepimiz ikişer tane yedik. Acilen tarifi aldım ve sizleri de bu tariften mahrum etmek istemedim inanın :)
Malzemeler
·3 çorba kaşığı tereyağ veya yarım paket margarin
·2 kahve fincanı un
·1 litre süt
·4 kahve fincanı toz şeker
Üzerini Süslemek İçin
·Rondodan geçirilmiş halley (müthiş yakışıyor)
·Dilerseniz fındık,ceviz vs. ile de süsleyebilirsiniz.
Yapılışı
~Yağı eritip unu ekliyoruz ve hafif sararıp kokusu çıkana kadar kavurun.
~Yavaş yavaş çırpıcı ile karıştırarak sütü ilave edin.
~Şekerini de ekleyip muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırarak pişirin.
~Ocaktan alıp mikserle yaklaşık 20-25dk çırpın. İşin püf noktası çırpmakta. Ne kadar çok çırparsanız o kadar orjinal bir tavuk göğsünüz olur.
~Kaselere veya kuplara koyun ve soğuduktan  sonra üzerlerini süsleyin ve dolaba koyun.
~İyice soğuyunca servis edebilirsiniz.
Sütlü tatlıların baş tacı olarak menüme ekliyorum. Denemezseniz bu lezzeti kaçırırsınız.
Afiyet olsun....
Published with Blogger-droid v2.0.6

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Kemalpaşa Tatlısı

Çok kolay, çok şık ve çok leziz. Ece annem iftarda yapmıştı ve hemen fotoğraflayıp sizlerle paylaşıyorum. Ben bu tatlıyı artık menüme aldım. Size de tavsiye ediyorum.

Malzemeler
4,5 su bardağı su
3,5 su bardağı şeker
1 paket kemalpaşa
Kaymak
Ceviz

Yapılışı
~Su ve şekeri tencereye koyup eritiyoruz ve kaynamaya başladığı anda kemalpaşaları da içine atıp tahta kaşıkla ara ara çevirerek 5 dakika pişiriyoruz.(kemalpaşaları dağıtmamaya ve kırmamaya dikkat ediyoruz.)
~Sonra ocağın altını en kısığa getirip  tencerenin kapağını kapatıyoruz ve yaklaşık 15-20 dakika da öyle pişiriyoruz.
~Ocaktan alıp hiç tencereden çıkarmadan ılımaya bırakıyoruz.
~Teker teker kemalpaşaları dağıtmadan servis tabağına alıp kalan şerbetini de yayıyoruz.
~Tatlımız dışarda soğuduktan sonra üzerlerine çay kaşığıyla kaymak koyup sonra da cevizleri yerleştiriyoruz. Dilerseniz tahinle süsleyerek servis edebilirsiniz. Tahinlisi de çok beğenildi çünkü.


Fotoğraflarda da gördüğünüz gibi inanılmaz cezbedici bir sunumu var. Tadı ise harika. Kesinlikle denemenizi önerim.

Afiyet olsun....

Published with Blogger-droid v2.0.6

7 Ağustos 2012 Salı

Üç Yufka Böreği

Şimdi size hiç yemediğiniz kadar pofur pofur yumuşacık bir börek tarifi vericem.Bana da dün Pınar Abla verdi bu tarifi. O üç anahtar kelimeyi söyleyince hemen denemeye karar verdim. Çok pratik, yumuşacık ve harika. :)
Sahurda yufkaları elime aldım ve tam 10 dakika sonra börekleri sarmıştım bile. Üstelik fırına vermeden önce dinlenmesi falan da gerekmiyor. Yani fırınınızı çalıştırın, o ısınana kadar siz çoktaaaan böreği sararsınız.

Malzemeler
·3 adet yufka

Harcı için:
·2 adet yumurta (birinin sarısını böreklerin üzerine sürmek için ayırın)
·3 çorba kaşığı yoğurt
·4 çorba kaşığı sıvıyağ veya erimiş tereyağ (ben sıvıyağ kullandım.)

İç malzemesi
·Peynir ve maydanoz
(Dilerseniz patatesli,ıspanaklı,kıymalı,sosisli vs. yapabilirsiniz.)

Üzeri için
·Yumurta sarısı ve susam

Yapılışı
~Yumurtalardan birinin sarısını ayırıp harç malzemelerini güzelce çırpın.
~Yufkalardan ilk katı serip hazırladığınız harcı yayın. İkinci yufkayıda onun üzerine serin ve yine harç yayıp üçüncü kat yufkayı serin. Kalan harcı da üçüncü ve son katın üzerine yayın.
~Pınar abla 12'ye kesip yapıyormuş ama ben kolay olsun diye 8'e kestim :) Her bir dilime iç malzemenizi koyup sıkı olmayacak şekilde sarın.
~Üzerine yumurta sarısı sürüp susamla süsleyerek önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişirin.

Tek birtane bile artmadı sıcak sıcak yedik bitirdik biz hepsini :) Eğer pratik ve lezzetli ve yumuşacık bir tarif arıyorsanız mutlaka ama mutlaka siz de deneyin.

Afiyet Olsun....




Published with Blogger-droid v2.0.6

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Yumuşacık Muzlu Muffinler

                                                                

Ben kek, kurabiye, börek, çörek tüm hepsinde yumuşacık ağızda eriyen tarifleri seviyorum. Ve pek çok muffin tarifi denememe rağmen hiçbirini paylaşmadım çünkü istediğim kadar yumuşak değillerdi. Bu tarif inanılmaz yumuşak ve lezzetli. Mutfağa gidip gelip yedim durdum bütün akşam. Favorilerime ekledim ben. Size de tavsiye ediyorum.

Tarifin orjinali www.kekevi.com dan.

Malzemeler:

•1 adet yumurta
•3/4 su bardağı tozşeker
•yarım su bardağı sıvıyağ
•2 büyük muz (çatallar ezilecek)
•2 su bardağı un
•1 paket kabartma tozu
•1 tatlı kaşığı karbonat
•1 paket vanilya
•2 çorba kaşığı damla çikolata 2 çorba kaşığı ceviz içi

Yapılışı:

•Yumurta, şeker ve sıvıyağı geniş bir kasede mikserin en düşük hızında veya tahta kaşık/spatula ile karıştırın.
•Çatalla ezdiğiniz muzları ekleyip tekrar karıştırın.
•Un,kabartma tozu, karbonat ve vanilyayı da karışıma ekleyin.
•Tahta kaşıkla karıştırın.
•Ceviz içi ve damla çikolatayı da ilave edip hafif karıştırdıktan sonra muffin kalıplarına aktarın.
•Ben silikon kalıpların  içine kağıt kek kalıplarları yerleştirdim. Silikon kalıplarlardan kek artıklarını temizlemek sinir bozucu olabiliyor. :)
•Önceden ısıtılmış 175 derece fırında kabarıp kızarana kadar pişirin.
•Dilerseniz üzerini krem şanti veya kremayla da süsleyebilirsiniz. Ki bu hali de muhteşemdi....

****Çok çabuk pişiyor sakın fırında unutmayın.

Afiyet Olsun....

Not: Bu kek hamurunun tarifini her türlü muffinde uygulayabilirsiniz. Tek yumurta ile olduğu için gerçekten çok lezzetli ve yumuşacık oluyor. Sade, elmalı, kakao ve portakal kabuğu rendeli, limonlu vs.... gerisi sizin damak tadınıza kalmış. Muzlu seven olur sevmeyen olur dimi ama? :)
                                



4 Ağustos 2012 Cumartesi

Sahur Menümüz :)

Cumartesi günü eşim Can iftar davetine gidince ben evde tek kaldım ve yemektense daha  aparatif şeyler hazırlamak geldi içimden. Sahur için de güzel olacağını düşündüm ve hemen girdim mutfağa.

Öncelikle günlerdir canımın çektiği mercimek köftesini yapmaya karar verdim. E tabi insan oruçken gözü doymuyor. O sırada patatesli kıymalı kol böreği de yapayım dedim. Tam böreğin harcını hazırlamıştım ki dolaptaki muzları hatırladım ve yumuşak ötesi muzlu muffinlerde eklendi menüye.

Sonra da Can'a güzel bir masa hazırladım :) Masaya da menüye de lezzetlerine de bayıldı. Sahurda tam bir 5 çayı yaptık desem yeridir doğrusu. :) Gerçi fotograflar birazcık karanlık çıkmış ama....

Kol böreğinin tarifini daha önce vermiştim. Tarifi yine blogumdan bulabilirsiniz. Muffinlerin tarifini de yine bugün yazıcam. En kısa zamanda da mercimek köftesini yazmayı umuyorum ama bakalım :)












Published with Blogger-droid v2.0.6

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Ece Annemin Sofrası

Dün iftarda Ece Annemlere davetliydik. Onlara yemeğe gitmek benim için her zaman müthiş bir keyif olmuştur. Çünkü kayınvalidemin elinin lezzetine inanamazsınız.
Tahmin edersiniz ki iftar daveti de olunca kelimenin tam anlamıyla bir ziyafet vardı. Sunumlar da en az lezzetleri kadar nefisti.
Hemen fotoğraflayıp sizlerle paylaşmak istedim.

Menüde:
~Yarma,nohut,et suyu ve terbiye ile yaptığı harika bir çorba vardı ki top atılınca fotoğraf çekmeyi unuttum:)
~Zeytinyağlı biber dolması
~Yufkada sebzeli tavuk sote
~Tas kebabı
~Pirinç pilavı
~Patlıcan silkme
~İftariyelikler
~Fırın sütlaç
~Ahududu kompostosu ve kızılcık şerbeti vardı.

Ece Annemin ellerine sağlık. Herbiri ayrı ayrı muazzamdı. Hepsinin tadı damağımda kaldı....








Published with Blogger-droid v2.0.6